19 Ekim 2021 Salı

EVCİL HAYVANLARDA KULAK KOKUSU

EVCİL HAYVANLARDA KULAK KOKUSU


🔸Hayatını evcil hayvanlarla paylaşan herkesin bilmesi gereken en önemli şeylerden biri  sağlıklı kedi ya da köpeklerin kötü kokmamasıdır.

🔸Evcil dostlarımızın  kendilerine has bir kokuları vardır ama bu koku kötü ya da pis değildir. İster kedi ister köpek dostunuz eğer kötü kokuyorsa bu normal bir durum değil ve kesinlikle ortada bir sorun olduğunu gösterir. Bu dostlarımızdan gelen kötü kokunun sebebi bazı sağlık sorunlarından kaynaklı olabilir. Kedi yada köpek dostlarımızın kulağı kokuyor ise muhakkak Veteriner Kliniğine götürmeniz gerek.

🔸Kulaklar kediler ve köpeklerde  denge organıdır. Hemen herkes kediler için  bıyıkların ve kuyruğun denge organı olduğunun iddia etselerde, bu doğru değildir. Tüm memelilerde olduğu gibi kedilerin de denge organı kulaklarıdır. Bıyıklar ve kuyruk dengeye yardım etse de kedilerin kulaklarında ortaya çıkabilecek sağlık sorunları sonucunda işitme kaybının yanı sıra denge kaybı da yaşamaktadır. 
Hiçbirimiz sevgili pati dostlarımızın böyle sorunlar yaşamasını istemeyiz. Kulakların bu denli önemli olduğunu bilmek pati dostlarımızın kulaklarındaki en ufak bir problemi dahi ciddiye almamız gerektiğini ve bu durumda derhal veteriner hekime danışmamız gerektiğini unutmamalıyız.


Evcil Hayvanlarda Kulak Kokusu Nedenleri


🔸Pati dostlarımızda kulak kokusu farklı sorunlar nedeni ile ortaya çıkabilmektedir. Pati dostlarımızda kulak kokusu bir hastalık değil bir hastalık nedeniyle ortaya çıkan bir semptom olarak görmeliyiz.

 Pati dostlarımızda kulak kokusu nedenleri şunlardır:

1. ENFEKSİYONLAR 

🔸Pati dostlarımızın kulaklarında görülen enfeksiyonların en önemli belirtisi kulak kokusudur. Otitis media adıyla bilinen kulak enfeksiyonu evcil hayvanlarda hem kulak kokusuna ve akıntısına hem de bazı farklı belirtilere neden olur.

Pati dostlarımızda kulak enfeksiyonu belirtileri,

🔹Kulakta çok pis bir kokunun ve akintinin gelmesi
🔹Kafa sallama
🔹Başı eğme
🔹İşitme kaybı
🔹Kulak hassasiyeti ( pati dostumuzu başından okşarken kulaklarına dokunduğunuzda kaçıyorsa, ters tepki gösteriyorsa ve sinirleniyorsa bunlar kulak hassasiyetine işaret eder)
🔹Ağrı
🔹Kulak kepçelerinde kızarıklık
🔹Kulaklarda kir birikimi
🔹Denge kaybı

🔸Pati dostunuzda kulak kokusu enfeksiyonun erken dönem belirtisi olabilir. Bunu önemsemeyip veteriner hekime başvurmazsanız durum ilerleyebilir ve yukarıda saydığımız belirtiler de ortaya çıkabilir. Enfeksiyon sebebiyle işitme ve denge kaybı kalıcı olabilir.


2. KULAK UYUZU

🔸Pati dostlarımızda kulak kokusu nedenleri arasında sık karşılaşılanlardan biri de kulak uyuzudur. Evcil hayvanlarda kulak uyuzuna en sık otodectes cynotis akarları neden olur. Akarlar mikroskobik parazitlerdir yani uyuz aslında bir parazitin neden olduğu bir hastalıktır. Evcil hayvanlarimizsa kulak uyuzunda şu belirtilere görülebilmektedir,

🔹Kulaktan pis bir kokunun gelmesi
🔹Kafa sallama
🔹Kulakları aşırı kaşıma, hatta bazen kanatana kadar kaşıma
🔹Bazen tüm vücutta kaşıntı
🔹Dış kulakta kalın kırmızı-kahverengi ya da siyah kabuklar
🔹Kulak bölgesinde yer yer kılların dökülmüş olması 
🔹Kulakların arka tarafında çizikler, yaralar


3. AŞIRI DUYARLILIK VE BUNA BAĞLI ALERJİK DURUMLAR

🔸Pati dostlarımız aynı bizler gibi çeşitli yiyeceklere, ilaçlara karşı aşırı hassasiyete sahip olabilirler.

🔸 Bu hassasiyet kulak kaşıntısı, kulak kokusu, kulak akıntısı, kafa sallama gibi bazı semptomlara yol açabilir. Bu sebeple evcil hayvanlarda kulak kokusu için hekime başvurulduğunda eğer enfeksiyon ya da yukarıda anlattığımız kulak uyuzu tespit edilemezse bir ilaca ya da yiyeceğe karşı hassasiyetten şüphelenilebilir. 

🔸Özellikle bazı pati dostlarımızda mamalar ( içerisine kattıkları katkı maddeleri ) kulak hassasiyetine ve kokusuna yol açabilir. Hekimler bu sebeple enfeksiyon ve kulak uyuzu olasılıklarını ekarte ettiği durumlarda pati dostlarımızun varsa kullandığı ilaçları gözden geçirip ilaçları kesebilir ya da farklı ilaçlarla değiştirebilir. Tabi, burada şu uyarıyı da yapmadan geçmemeliyiz, nasıl ki evcil hayvanlarimiza ancak veteriner hekim önerisi ile ilaç verilebilirse kullandıkları ilaçları kesmeye ya da değiştirmeye de ancak veteriner hekimler karar verebilir.

🔸Lütfen Pati dostlarımızda kulak kokusu, kaşıntısı gibi belirtiler varsa ve bir ilaç kullanıyorsa hekiminize danışmadan ilacı kesmeyin, bunun sonuçları hoş olmayabilir. Hekim ayrıca evcil hayvanımızın diyetinde de değişikliğe gidebilir, kulak ve cilt sorunu yaşayan Pati dostlarımız için özel olarak üretilmiş sensitive yani hassas mamalar bu gibi durumlarda en sık önerilen mamalardır.

11 Ekim 2021 Pazartesi

Muhabbet Kuşlarında Çiftleşme Nasıl Olur


Muhabbet Kuşlarının Çiftleşmesi için gerekli Durumlar Nelerdir ?

🔹Erişkin (6-8 aylık muhabbet kuşu) bir muhabbet kuşununun çiftleşme isteği, genellikle;

🔸İyi beslenme,
🔸Güneş ışığı uyaranı
🔸Dişi muhabbet kuşunun eş seçimi
🔸Rahat bir ortam ( göz seviyesinin üzerinde bir alan sabitlenen sakin bir ortam )
🔸25-28 derece sıcaklığı
ile ortaya çıkar. 
Böyle bir ortam sağlandı ise, kafese muhabbet kuşlarına uygun kuş yuvası takılmalıdır. 

Muhabbet Kuşu Nasıl Çiftleşir ?

🔹Muhabbet kuşu çiftleşmesinde kur yapma çalışmaları görülür. Dişiye göre daha istekli erkek muhabbet kuşu, tüm gün, hafta veya ay , dişinin ilgisini çekmek için fırsat kolar, ve inanılmaz ilginç tavırlar sergileyebilir.

🔹Erkek muhabbet kuşunun kafesteki ses çıkaran çanı durmadan çaldığına, dişinin yanına sokulmaya çalıştığına, omzuna gagasıyla dokunduğuna, dişinin kuyruğunu gözüne kestirdiğine yani kur namına ne gerekiyorsa deneyerek amacına ulaşmaya çalıştığına şahit olabilirsiniz.  Dişi muhabbet kuşu çiftleşmeye hazır olmuşsa, başını arkaya uzatarak, kuyruğunu tarafını havaya kaldırır. Akabinde, uzun süredir bu anı bekleyen erkek muhabbet kuşu, mesajı almış olarak dişinin üzerine çıkar ve çiftleşme birkaç saniye içinde gerçekleşir. 

🔹Muhabbet kuşlarında çiftleşme, senede 5-6 kez gerçekleşebilir. 
Eşleşme sonrası, muhabbet kuşları çok sakin bir ortamda bırakılmalıdır, sürekli olarak yumurtlayıp yumurtlamadıkları kontrol edilmemelidir. 



Kuluçka süresi ne kadardır 

🔹Kuluçka süresi 18-21 gündür. Yumurta ilk kontrolü yumurtanın kuluçkaya düştükten sonra 6. veya 7. gününde gözle veya yumurtayı nazikçe tutarak ışığa tutarak ya da yumurta feneri tutarak kontrolü sağlanmalıdır. Dikkatli bakıldığında yumurtanın pembeleştiği, içerisinde damar çizgilerine benzer çizgilerin olduğu görülüyorsa yumurtanın dolu olma ihtimali oldukça yüksektir.

🔹Yumurta boş ise , tutmayıp atmak gerekmektedir. Bu sayede anne kuşun gereksiz yorulmasının önüne geçilmelidir. 

Sağlıklı muhabbet kuşu yavruları dilerim.
 

 

10 Ekim 2021 Pazar

TAVUKLARDA HIRILTILI SOLUNUM TEDAVİSİ ( CRD HASTALIĞI )

TAVUKLARDA HIRILTILI SOLUNUM VE TEDAVİSİ ( CRD HASTALIĞI ) 


🔸Tavuklarda oluşan hırıltılı solunum, CRD hastalığının temelidir. Bu hastalık tavuklarınızda hapşırma hırıltı, göz ve burunda akıntı gözlerde şişlik ve durgunluk olarak kendisini gösterir. Tavuklarda görülen bu CRD hastalığı bir solunum sistemi hastalığıdır ve bulaşıcı bir hastalıktır. Bir kümes içerisinde bir tavukta görülmesi durumunda mutlaka bu tavukların diğer tavuklardan uzaklaştırılması ve bulaşan olup olmadığının kontrol edilmesi gerekir. Kümes hayvanlarında görülen bu hastalık dikkat edilmez ve tedavisi yapılmaz ise kümes hayvanlarınızın ölmesine neden olacaktır.

🔸 CRD hastalığının ülkemizdeki açılımı kronik solunum yolları hastalıkları anlamına gelmektedir. Bu açılım aslında tüm solunum yolları hastalıklarını kapsayan genel bir addır. Kanatlı hayvanlarda özellikle de tavuklarda görülen bu hastalığın en yaygın görülenleri; Corvza, Ornithosis ve Mycoplasmosistir. 

🔸Solunum yollarında görülen bu hastalıkların hepsi tavuklarda çok yaygın olarak görülmektedir. Bu hastalıkların hepsi aslında birden çok farklı etkileşimin sonucunda ortaya çıkar. Tedavi edilmediği takdirde tavukların ölümüne neden olur. Bu hastalığın görülme riskinin arttığı dönemler ise kış aylarının gelmesi ile soğuyan havaların etkisiyle artma meydana gelir. Ancak bu hastalığın hayvanlarda görülme olasılığından ziyade başka hastalıklar ile birlikte meydana gelmesidir. 

🔸Bu hastalığın tavuklarda oluşması et ve yumurta verimin düşmesine ve gelişimlerinin etkilenmesine neden olur. hastalığın oluşmasına stres etmenleri, kötü hijyenik koşullar içerisinde meydana gelir. Bu tür hastalıkların iyileştirilmesi hastalığın yeniden olmasını engellemez o yüzdende mutlaka bu tür ortamlardan tavukların uzaklaştırılması ve hijyen ortamında bakılması önemlidir. 


Tavuklarda hırıltılı solunum tedavisi;

🔸Bu hırıltılı solunumun tedavi edilebilmesi için öncelikle gereken ortamın kümes hayvanı olan tavuklara sağlanması gerekmektedir.

🔸Bunun dışında hastalığının iyileşebilmesi için antibiyotik içerikli ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar antibiyotik yemler ve suya karıştırılan antibiyotikler şeklinde tavuklara verilebilmektedir. Piyasada bu hastalığın tedavisi için bir çok ilaç bulunmaktadır. Bunların hepsi hayvanlar için üretilen ilaçlardır. O yüzdende tavukların bir veteriner aracılığı ile muayene edilmesi ve ona göre ilaç kullanılması gerekmektedir. 


Tavuklarda hırıltılı solunum tedavisi için kullanılan ilaçlar;

🔸Bu hastalığın tedavisi yoktur. Aşı ile koruma sağlanabilir. Phibro vh+h120 yada nobilis ma5+clone 30 aşıları kullanılabilir.


🔹Tavilin Oral Çözelti: Bu ilaç tavukların suyuna ilave edilerek hayvanın alması sağlanan antibiyotiklerdir. 

🔹Genta: İnsan içinde kullanılan bu göz damlası tavuklarda da oluşan bu rahatsızlıkta kullanılmaktadır. Hastalıktan kaynaklı gözlerde şişme yanma ve ağrılar için kullanılmaktadır. 

🔹Teknopen Step: Enjektör ile hayvana uygulanan bir ilaçtır. Tavuklarda but kısmından uygulanmaktadir.

Tavuklarda hırıltılı solunum tedavisinde dikkat edilecek durumlar,

🔸Bu hastalıkta yani CRD hastalığında tavukların yeniden bu hastalığı kapmaması için gereken önlemlerin mutlaka alınması gerekir. Aksi takdirde iyileşme sürecinin hemen ardından bulaşıcı özelliğinden ötürü yeniden nüks eder. Özellikle genç tavuklarda daha çok görülen bu hastalık gereken hijyen koşullarının mutlaka sağlanması gereken bir hastalıktır. Dikkat edildiğinde çok da riskli olmayan bu hastalık ilgilenmeyip önemsenmediğinde ölümcül sonuçlar meydana getirir. O nedenle de bulaşıcı etkisi ve ilerleyici yapısından ötürü tavuk üreticilerinin bu hırıltılı solunum hastalığını önemsemelerinde fayda vardır. Çünkü kümes hayvanları hep bir arada yaşayan hayvan türleridir.

9 Ekim 2021 Cumartesi

HAMİLE KADINLARA KEDİLERİNDEN TOKSOPLAZMA PARAZİTİ BULAŞABİLİR Mİ ?

Hamilelik ve Toksoplazma

🔸Kedi ve köpek sahibi olan evli insanların eşleri hamile kaldıklarında tereddüt yaşadıkları bir konuda "toksoplazma" olayıdır. Ne yazık ki toksoplazma durumu nedeniyle hamile eşlerinin ve bebeğim sağlığı açısından rahatsızlık geçirmemeleri için evinde yıllarca bakmış oldukları pati dostlarını gözden çıkaran hayvan sahipleri vardır. 

🔹Şu anda hamileyseniz ya da bir çocuk sahibi olma gibi bir planınız varsa, evcil hayvanınızdan vazgeçip onu evlatlık vermek yerine bu makaleyi okumanizi tavsiye ediyorum.

Öncelikle kedilerden hamilelere bulaşma ihtimali olan "tokoplazma" denilen parazitin ne olduğunu ve nelere sebebiyet verdiğini açıklayayım.

🔹Toksoplazma,Toxoplasma Gondii isimli bir parazitin vücuda girmesi ile geçen bir enfeksiyondur. Bu parazit evcil dostlarımızın dışkısı yoluyla, çiğ ette ve iyi yıkanmamış sebze ve meyvelerden insanlara oral yolla  geçebilmektedir.

🔸Gebe anne bu paraziti ağız yolu ile aldığında ve geçirdiği enfeksiyon sonucu plasenta yolu ile anne karnındaki bebeğe de geçebilmekte ve buna konjenital toksoplazma adı verilmektedir. 
🔸Bu hastalık belirti vermemesi ya da diğer hastalıklarla karışan belirtiler vermesi nedeniyle toplumdaki sıklığı net olarak bilinmemektedir. Ancak gebelik sırasında bu enfeksiyonun geçme oranı %1'dir. Bunun yanında zaten bu enfeksiyonu doğurganlık çağındaki kadınların %25'i geçirmekte. Bir kere bu enfeksiyon yapılan testlerde pozitif çıkarsa kişi bir daha bu enfeksiyona yakalanmaz ve tam bağışıklık kazanır. Toksoplazma hiçbir belirti göstermemektedir. Gebelikte yakalanılırsa bebeğe zarar vermektedir.

🔸Doğmadan önce enfeksiyonu geçiren bebeklerde doğumda sarılık, gelişme geriliği, çok sayıda lenf bezinin büyümesi, karaciğer ve dalakta büyüme, havale, beyin dokusunda kalsifikasyon, hidrosefali, göz enfeksiyonu, mikrosefali, nörolojik gelişim kusurları gibi belirti ve bulgular gözlenebilmektedir.

🔸Toksoplazmanın geçme yollarına baktığımızda kedilerden bulaşması ihtimali yediğimiz meyve ve sebzelerden bulaşması ihtimaline oranla daha düşüktür. Yani evimizde kedimiz var ve manavdan meyve aldık meyveden kapma ihtimalimiz kedimizden kapma ihtimalimizden  daha yüksek ama düşük bir oran olsa bile bu hastalığa evcil hayvanlardan yakalanan insanlar olmuştur.

🔸Kedilerin tüm iç ve dış parazitleri düzenli olarak yapıldığı, kedilerin tuvalet kapları günlük temizliği yapıldığı taktirde zaten bu risk ciddi oranda düşmektedir. En önemlisi de ev kedilerinin dışarıya hiç çıkmadıkları ve çiğ et ile beslenmediği durumda zaten toksoplazma riski gıdalarla bulaşma riskinin kat be kat altında olacaktır.

 🔸Eğer bu hastalığın tek ve en önemli sorumlusu kediler olsaydı kadin veteriner hekimlerimizin hiç çocuğu olamazdı.
🔸Yüzlerce kadın Veteriner hekim arkadaşım var ve çok sağlıklı çocukları var ve gebliklerinin son gününe kadar kediler ile ilgilenmiş ve kliniklerinde ev kedileri ve sayısız sokak kedilerine muayene etmişlerdir.

🔸Bu durum gösteriyor ki sorunun aslında evde beslenen kedilerle ilgili olmadığı; evcil pati dostumuzun aşılarını, beslenmesi, temizliği ve bakımı yapılıyorsa bu parazitin kedilerden bulaşma riski ortadan kalkar denilcek kadar düşük olur. Bu yüzden kedisini vermeyi düşünen anne adayları yıllarca evlerinde onlara arkadaşlık eden ve en önemlisi onlarla yaşamaya alışmış kedilerini gözden çıkarmadan önce bir kere daha düşünmelerini öneririm. 


8 Ekim 2021 Cuma

KEDİLER ÇİM SEVER Mİ ?

KEDİLER ÇİM SEVER Mİ ? 

🔸Evet, kediler çim severler. Çimi sevmekle kalmaz afiyetle yerler. Bazı evcil hayvan severler için çok garip gelen acaba kedimin bir sorunu mu var " kedim çim yiyor " diye bana sorduklarında hayir kediler çimen ve bazı  bitkileri çok güzel yerler dediğimde yüzlerindeki şaşkın ifadeyi görmek güzel bir his uyandırıyor . 

🔸Evimizin iki balkonu olduğunu düşünün ve kediniz bitkilerin olduğu balkonu daha çok sevecektir. Bazen saksilarimizin içine girmeye çalışması orada uyuması falan hepsi aslında bir toprak özlemi bir huzur arayışı diyebilirim . 

KEDİLER NEDEN ÇİM YER? 

🔸Şimdi kediler neden çim yer konusuna değinecek olursam aslinda bir nedeni yok, bazı  durumlarda  (zehirlenme, hastalık vb) yiyebilirler. Bazende damak zevki diyip bu nedenle yiyebilirler diyebiliirim.

 KEDİM ÇİM YİYOR NE DÜŞÜNMELİYİM ?

🔸 Aslında bunun ilk nedeni midelerinin ağrıması, zehirlenme gibi neddenleri düşünebiliriz. Bizler nasıl midemiz ağrıyınca ilaç veya alternatif bitkileri tercih ediyorsak, onlar da çimen, eğer bulamazlarsa da emekle yetiştirdiğimiz çiçeklerimizi yiyorlar. Ben bunun için çok kolay bir şekilde "kedi otu" yetiştiriyorum .

BEN ÇİM YETİSTİREBİLİR MİYİM ? 

🔸Elbette yetistirebilirsiniz. Çimen veya kedi otunu küçük bir saksı da bile yetiştirebilirsiniz. Toprağın içine tohumları fazla derine batırmadan yerleştirin ve sulayın. Birkaç gün içinde de flizlenmeye başlayacaklardır. Birkaç santim uzayınca da kedilerinizin gözü başka bir şey görmeyecek ve sizin de çiçekleriniz kurtulacaktır.

KEDİMİN ÇİM YEMESİNİN NE GİBİ BİR FAYDASI ONA OLACAK ? 

🔸Kedilerin kedi çimi yemelerinin tek bir sebebi yoktur. İhtiyacı olduğunu da düşünebilir, tamamen damak tadı da olabilir diye yukarda bahsetmiştim. Yararlarına kısa kısa değinecek olursam,
🔹Yeşil çim yaprakları krolofil, enzim ve minerallar bakımından oldukça zengindir.

🔹Kedi çimi kedilerin boşaltım sistemini destekleyerek kötü kokulara sebep olan bakterileri önler. Ayrıca sindirimi de kolaylaştırır.

🔹Kedi çimi kedilerin direkt veya dolaylı yoldan aldıkları zehirli maddeleri vücutlarından kusarak atmalarını sağlar.

🔹İyi bir besin kaynağıdır. Güçlü bir B vitamini kaynağıdır ve niyasin eksikliğine iyi gelir.



6 Ekim 2021 Çarşamba

GÜVERCİNLER DE SALLABAŞ HASTALIĞI VE TEDAVİSİ

GÜVERCİNLER DE SALLABAŞ HASTALIĞI


🔸Güvercin hastalıkları arasında yetiştiricilerin en sık rastladığı bir hastalık olup ,güvercinlerde halk dilinde "Kafa hastalığı, delibaş, kafa dönmesi, Sallabaş"  bir Hexamit columbae adı verilen bir protozonun neden olduğu hastalıktır. Binlerce türü bulunan bu protozon canlılar, insanda ve hayvanlarda çeşitli hastalıklara neden olabilmektedirler.

🔸Hexamitiasis hastalığına güvercinlerin yanı sıra tavuklar, hindiler, bildırcınlar, keklikler, ördekler ve bazı kuş türlerinde de rastlanmaktadır. Ancak diğer türlerde hastalığa neden olan Hexamit protozonu daha farklıdır. Hastalığın karakteristik özelliği bağırsak iltihabına bağlı olarak gelişen ishal ve özellikle de kanlı ishaldir. 

🔸Hastalık daha çok yaz aylarında yaygınlık kazanmakta ve özellikle genç kuşlarda daha fazla görülmektedir. Hastalığın yayılmasını önlemek kümes ve yaşam alanlarının hijyenik koşullarına dikkat edilmesi çok önemlidir.

BELİRTİLERİ

🔸 Hastalık ilk belirtileri arasında kusma ve dışkılarının sulu ve köpüklü oluşudur. Daha sonraki aşamalarda gelişen bağırsak iltihabına bağlı olarak dışkıda kan gözlenebilir. Dışkının diğer bir özelliği de normalden daha fazla kötü bir kokuya sahip olmasıdır. Hasta kuşların ağız içi incelemesinde ağız içi mükozasında yara saptanabilir. Sinirsel semptomları sonucu güvercinin kafasının ters bir vaziyette olması, kafasını sürekli sallaması ve düzeltemediği görülmektedir.

🔸Hastalığın gelişimine bağlı olarak, kuşlarda kayıtsızlık, bir kenara çekilip tüy kabartma ve düşünme hali ortaya çıkar. Kuşun yeme karşı ilgisi azalır ve hasta kuş daha az yem tüketmeye bunu sonucu kilo kaydı yaşamaya başlar. Buna karşın su tüketiminde bir artma vardır. Hastalığın tedavisine geç başlanması durumunda aşırı kilo kaydı ve ölümler gözlemlenir. Ölüm öncesi kuşlarda titreme hali gibi bir durum saptanabilir. Aşırı kilo kaybına uğrayan kuşlarımızın tedavisini yapıp bu hastalığı ortadan kaldırsak bile kilo kaybından kaynaklanan gelişim noksanlığı ve kalıcı sinirsel hasarlar oluşması nedeniyle bu kuşlarımızı kalan ömürleri boyunca etkiler.

HASTALIĞIN TEŞHİSİ

🔸Bilinmesi gereken en önemli durum bu hastalığın tek başına bir hastalık değil farklı hastalıkların vücutta bıraktığı etkiler sonucu görülen bir durum olduğudur. Hexamitiasis hastalığında hastalık belirtileri diğer güvercin hastalıklarından, Salmonella, E. Coli, Coccidiasis ve PMV1'e benzerlik gösterir. Bu nedenle kesin teşhis önemlidir. Hasta kuşların dışkılarında yapılacak mikroskobik inceleme sonucu hastalığın kesin tanısı yapılabilabilir. 

BULAŞMA ŞEKLİ  

🔸Etken, hasta kuşların dışkıları yolu ile yayılır. Dışkıda bol miktarda bulunan mikrop, bir şekilde kuşlarımızın yediği yemlere veya içtiği sulara bulaşabilir. Etken bulaşmış yiyeceği yiyen ya da içen kuş etkeni alır. Hastalık etkeni vücuda girdikten sonra kuluçka süresi 4 - 5 gün  süren bir dönemi kapsamaktadır. Yani hastalık etkeninin alınmasını takiben 5 gün kadar sonra hastalık belirtileri kendini göstermeye başlar. 

HASTALIĞIN TEDAVİSİ

🔸İlaçla tedavi edilebilen bir hastalıktır. Bu sebep ile hayvanınızın bu belirtileri gösteriyorsa lütfen en yakın veteriner kliniğine danışın ve ilaç tedavisine başlanılsın. Genel bir koruma olarak söyleyecek olursam,
Sallabaş olan güvercinlerin tedavisi ne yazık ki zordur. 

🔸İlaç tedavisi ile iyileşme olduğu bilinmekte ama sinir sistemide kalıcı etkiler ( kafasının ters bir vaziyette olması , kafasını sürekli istemsiz sallaması vb.) görülmektedir. Bu hastalığa yakalanmış kuşların tedavisinde en önemli faktör kuşların stresten uzak tutulması ve beslenmelerine gösterilecek özendir.

🔸Bu hastalığa yakalanmış kuşunuz var ise ilk etapta diğer kuşlardan ayrı bir yerde tutulmalisiniz ve fazla ışık almayan loş bir ortamda beslemelisiniz. İlk günlerde kuşun bünyesi bu yeni duruma adapte olamadığı için beslenme problemi yaşayacaktir. İlk zamanlar elle besleme yapabilirsiniz. İlerleyen günlerde kuş bu duruma alisacagindan beslenmesi normale dönecektir. Hızlı bir düzelme beklemeyin bu süreç aşağı yukarı en az bir 30-40 günü bulabilir. Kuşunuzun daha hızlı bir şekilde düzelmesi için bakım ve beslenmsine dikkat edilmeli ve kuşun zaman zaman uçurmalısınız.

5 Ekim 2021 Salı

KÖPEK DOSTLARIMIZ NEDEN KUSAR

KÖPEK DOSTLARIMIZ NEDEN KUSAR ?
 
🔸Köpek dostlarımızda kusma sorunu, daha çok yediği bir şeyin dokunması sonucu oluşur. Ancak kusma sorununun altında yatan çok daha ciddi sebeplerden olabilir. Köpeğiniz bozulmuş veya zehirli bir maddeyi yutmuş, yemiş olabilir. Sindirim sisteminden kaynaklı oluşabilen bu durum gözlemlenip zaman kaybetmeden köpek bir veteriner kliniğine götürülmelidir.
 1. Köpeklerin Kusma Nedenleri

 🔹Gastrointestinal sistemin bakteriyel enfeksiyonu 
🔹Diyetle ilgili nedenler (diyet değişikliği, gıda intoleransı, çöp yutma) 
🔹Gastrointestinal kanaldaki yabancı cisimler (yani oyuncaklar, kemikler, çiğneme parçaları) 
🔹Bağırsak parazitleri 
🔹Akut böbrek yetmezliği 
🔹Akut karaciğer yetmezliği veya safra kesesi iltihabı 
🔹Pankreatit 
🔹Ameliyat sonrası bulantı 
🔹Toksik maddelerin yutulması  
🔹Viral enfeksiyonlar  
🔹Bazı ilaçlar veya anestezik ajanlar 🔹Sıcak çarpması 
🔹Araba tutması 
🔹Enfekte rahim 
🔹Uzun bir süre boyunca düzensiz olarak ortaya çıkan kusma, mide veya bağırsak iltihabı, şiddetli kabızlık, kanser, böbrek fonksiyon bozukluğu, karaciğer hastalığı veya sistemik hastalıktan kaynaklanabilir.


2. Köpeğim Sık Sık Kusarsa Ne Yapmalıyım?

🔸Köpeğimizin midesi bozulmuştur, yolculuk rahatsız etmiştir, ilaç kullanmış ve akabinde bu durum gözlemlenmiş ise endişe verici olmayabilir. Ancak köpeğimiz, sık ve kısa zaman aralıklar ile tekrarlanıyorsa mide ülseri, kolit, bağırsak tıkanıklığı veya parvovirüs gibi daha ciddi bir durumun işareti olabilir. Köpeğinizin kusması münferit bir olay değilse, tam bir muayene ve teşhis testi için onu hemen veteriner hekime götürmeniz gerekmektedir.

3. Başka Hangi Belirtileri İzlemeliyim?

🔸Köpeğinizin hastalık belirtilerine işaret eden kusma ile seyreden durum , kusmanın çok sarımsı sıvı olması, kusmanın kanlı olması, kusmada doku parçacıklarının görülmesi, kusmada yediği ürünlerin agızda çigneme (sindirilmeden) gibi atılması gibi durumlardan birinin görülmesini veteriner hekiminze bildirmeniz gerek çünkü kusmanın nedenleri o kadar çeşitlidir ki bazen belirttiğiniz bu saydığım şeyler tanı koymakta yardımcı olacaktır. Veteriner Hekiminize mümkün olduğunca çok bilgi verilmesi ve başka belirtiler de olup olmadığını söylemek köpeğinizin neden kustuğunun ortaya çıkmasını hızlandıracaktır. 

 4. Kusan köpeklerde izlenmesi gereken durumlar: 

 🔹Kusma sıklığı, Köpeğiniz bir kez kusarsa ve düzenli yemek yemeye devam ederse ve normal bir bağırsak hareketine sahipse, kusma büyük olasılıkla izole bir olaydır. 
🔹İshal 
🔹Dehidrasyon  
🔹Letarji 
🔹Kusmukta kan 
🔹Kilo kaybı 
🔹İştah değişikliği 
🔹Susuzluk veya idrara çıkmada artış veya azalma 

🔸Yukarıda belirtilen belirtilerden herhangi birini köpeğinizde görürseniz ve köpeğiniz bir gün içinde birden fazla sık aralıklarla kusmaya devam ederse ciddi bir sorunun olduğunun bilincinde olun ve zaman kaybetmeden pati dostunuzu veteriner kliniğine götürün.

KEDİLERDE ENTROPİYUM

KEDİLERDE ENTROPİYUM  Entropiyum, göz kapağının bir bölümünün içe doğru (göz küresine doğru) döndüğü, ters olarak konumlandığı g...